📱 Hemen Randevu Alın
UZMANLIK ALANLARIMIZ

VAROLUŞSAL SORUNLAR

Boşluk ve Anlam Arayışı

VAROLUŞSAL SORUNLAR (BOŞLUK VE ANLAM ARAYIŞI)

Her Şeye Sahipken Hiçbir Şey Hissetmemek: Varoluşsal Boşluk

“Senaryo Bitti, Şimdi Ne Olacak?”

Toplumun size “başarı” olarak dayattığı tüm kutucukları işaretlediniz: İyi bir okul bitirdiniz, kariyer yaptınız, belki evlendiniz veya mal mülk sahibi oldunuz.
Dışarıdan bakıldığında “imrenilen” bir hayatınız var. Ama siz, akşam eve girdiğinizde veya gece yastığa başınızı koyduğunuzda, göğsünüzün ortasında tarif edilemez bir “Boşluk Hissi” ile mi baş başa kalıyorsunuz?
İçinizden bir ses sürekli “Hepsi bu kadar mı? Bunca çaba bunun için miydi?” diye soruyor mu?

Eğer hayatın tadı “yavan”, renkleri “soluk” geliyorsa; yaşadığınız şey depresyon değil, Varoluşsal Bir Kriz (Anlam Arayışı) olabilir.

Kronik Boşluk Hissi (The Void)

Bu his, can sıkıntısı değildir. Can sıkıntısı geçicidir, boşluk hissi ise kalıcıdır.
Kişi, bu boşluğu doldurmak için sürekli bir şeyler tüketir:
• Daha çok alışveriş yapmak,
• Daha çok çalışmak (işkoliklik),
• Yüzeysel ilişkiler veya cinsellik,
• Her türlü zararlı alışkanlıklara neden olan nesnelerin kullanımı.
Ancak ne yaparsa yapsın, o “kara delik” kapanmaz. Çünkü o boşluk “nesnelerle” değil, ancak “anlamla” dolar.

Varoluşsal Yalnızlık: 'Kalabalıklar İçinde Tek Başına'

Bu, etrafınızda kimsenin olmaması demek değildir.
• Yanınızda eşiniz, aileniz veya dostlarınız olabilir.
• Ancak siz, “Kimse beni gerçekten anlamıyor” veya “Gerçek benliğimi kimseye gösteremiyorum” hissedersiniz.
• Bir maskeyle yaşamak zorunda kalmak (iş yerindeki güçlü profil, evdeki mükemmel eş), insanı kendi ruhuna yabancılaştırır ve derin bir yalnızlık yaratır.

Depresyon mu, Varoluşsal Kriz mi?

Bu iki durum çok sık karışır ve yanlış tedavi edilebilir.
Depresyonda: Biyolojik bir çöküş, enerji kaybı ve “yapamama” hali vardır. İlaç tedavisi önceliklidir.
Varoluşsal Krizde: Kişinin enerjisi vardır ama “yapmak için bir nedeni” yoktur. Motivasyonunu kaybetmiştir. Burada ilaç tek başına işe yaramaz; çözüm felsefi ve psikoterapötiktir.

Neden Şimdi? (Orta Yaş Krizi ve Ötesi)

Genellikle 30’lu ve 40’lı yaşlarda, hayatın “zorunlu görevleri” (okul, iş bulma vb.) bittiğinde ortaya çıkar.
Kişi o güne kadar “başkalarının (ailenin, toplumun) arzularını” yaşamıştır. Kendi arzularıyla yüzleştiğinde ise “Ben aslında ne istiyorum?” sorusunun cevabını bilmediğini fark eder. Bu yüzleşme korkutucudur ama aynı zamanda bir “Uyanış” fırsatıdır.

Kadıköy Psikoterapi Merkezi'nde Yaklaşımımız

Bu süreçte size “Bu düşünceleri kafana takma” demeyiz. Aksine, bu soruların çok değerli olduğunu biliriz.
Dr. Elvan Çiçekçi ve ekibi olarak, bu yolculukta size rehberlik ediyoruz.

1. Psikoterapi (Logoterapi ve Varoluşçu Terapi)

Viktor Frankl’ın dediği gibi; “İnsanın temel dürtüsü haz almak değil, anlam bulmaktır.”
Terapide şunları çalışırız:
• Size dayatılan “sahte benliği” yıkıp, “gerçek benliğinizi” keşfetmek.
• Acıdan, işten veya sevgiden “size özel” bir anlam üretmek.
• “Hayat benden ne bekliyor?” sorusuna cevap aramak.

2. Psikodrama ve Grup Çalışmaları

Varoluşsal yalnızlığın en iyi ilacı, benzer sorgulamaları yapan diğer insanlarla “sahici” bağlar kurmaktır. Grup terapilerimizde, yalnız olmadığınızı ve başkalarının da aynı “derin sularda” yüzdüğünü görmek iyileştiricidir.