UZMANLIK ALANLARIMIZ

ŞİZOFRENİ VE PSİKOTİK BOZUKLUKLAR

Gerçeklikle Yeniden Güvenli Bir Bağ Kurun

ŞİZOFRENİ

Gerçeklik Algısının Sisli Dünyası: Şizofreni

“Duyduklarım Gerçek mi, Yoksa Zihnimin Bir Oyunu mu?”

Şizofreni, halk arasında en çok yanlış bilinen, üzerine en çok efsane üretilen rahatsızlıktır.
Sinemada gördüğünüz “çift kişilikli katil” profilleri gerçeği yansıtmaz.
Şizofreni; kişinin duygu, düşünce ve davranışlarında, dış dünyadan kopuklukların yaşandığı, gerçeği değerlendirme yetisinin bozulduğu kronik (uzun süreli) bir beyin hastalığıdır.

Nasıl ki diyabet pankreasın, hipertansiyon damarların hastalığıysa; şizofreni de beynin hastalığıdır. Bu bir “delilik” veya “karakter zayıflığı” değil, tıbbi bir tablodur.

Neden Olur? (Suçlu Siz Değilsiniz)

Şizofreni, kötü yetiştirilme tarzından veya anne-baba hatasından kaynaklanmaz.

Bu, beynin Dopamin ve Glutamat gibi nörotransmitter sistemlerindeki iletim bozukluğudur. Genetik yatkınlık, anne karnında maruz kalınan enfeksiyonlar veya doğum sırasındaki zorluklar risk faktörü olabilir. Yani bu, biyolojik kökenli bir hastalıktır.

Şizofreni Belirtileri Nelerdir? (3 Boyutlu Bakış)

Şizofreni belirtileri kişiden kişiye değişebilir ancak genellikle üç ana grupta toplanır:

1. Pozitif Belirtiler (Gerçekliğe Eklenenler)

Normalde olmaması gereken, hastalığın “ürettiği” durumlardır.

  • Halüsinasyonlar (Varsanılar): Ortada bir uyaran yokken sesler duymak (en sık görülen), görüntüler görmek veya kokular almak. Hasta için bu sesler o kadar gerçektir ki, onlarla konuşabilir veya onlardan korkabilir.
  • Hezeyanlar (Sanrılar): Mantıksal açıklamalarla değiştirilemeyen yanlış inançlar.
  • Takip Edilme (Paranoya): “MİT peşimde, telefonum dinleniyor.”
  • Referans: “Televizyondaki spiker bana mesaj yolluyor.”
  • Büyüklük: “Ben peygamberim, özel güçlerim var.”

2. Negatif Belirtiler (Gerçeklikten Eksilenler)

Kişinin normal işlevlerinde kayıplar olmasıdır. Genellikle depresyonla karıştırılır.

  • Duygusal Küntlük: Yüz ifadesinin donuklaşması, jest ve mimiklerin azalması.
  • Sosyal Çekilme: İnsanlardan uzaklaşma, odasına kapanma.
  • Motivasyon Kaybı (Avolisyon): Kişisel bakımı (banyo, tıraş) ihmal etme, hiçbir şeye başlayamama.
  • Konuşma Fakirliği: Sorulara tek kelimelik cevaplar verme.

3. Bilişsel Belirtiler

  • Odaklanma güçlüğü.
  • Hafıza sorunları.
  • Karar vermede zorluk (“Düşüncelerim darmadağınık”).

Şizofreni Tedavisinde 'Altın Kural'

Şizofreni, tedavi edilmediğinde beyin dokusunda yıkıma (atrofi) neden olabilen ilerleyici bir süreçtir. Bu yüzden “İlaçsız tedavi” şizofrenide mümkün değildir.

1. İlaç Tedavisi (Antipsikotikler)

Tedavinin temel taşıdır. Beyindeki aşırı dopamin aktivitesini dengeleyerek sesleri (halüsinasyonları) susturur ve şüpheleri (hezeyanları) yok eder.
Tıp Doktoru (Psikiyatrist) Farkı: Hangi ilacın, hangi dozda kullanılacağı; hastanın metabolizmasına ve yan etki profiline göre bir hekim tarafından hassasça ayarlanmalıdır.

2. Psikososyal Tedaviler ve Aile Eğitimi

İlaçlar “pozitif belirtileri” (sesleri) düzeltir ancak “negatif belirtileri” (sosyalleşme, hayata karışma) tek başına düzeltemez.
Burada terapi devreye girer:
• Hastanın hastalıkla yaşamayı öğrenmesi (İçgörü kazanma).
• Ailenin hastaya nasıl davranacağını öğrenmesi (“Ona kızmayın, bu hastalık”).
• Sosyal beceri eğitimleri.

Umut Var: 'İyileşme' Ne Demektir?

Eskiden şizofreni hastaları toplumdan dışlanıp depolara kapatılırdı. Bugün ise modern ilaçlar ve terapiler sayesinde birçok hastamız;

  • Sesleri duymadan,
  • Kendi bakımını yaparak,
  • Hatta işine ve okuluna devam ederek (“İşlevsel İyileşme”) hayatını sürdürebilmektedir.

Şizofreni bir son değil, birlikte yönetebileceğimiz uzun bir yolculuktur. Bu yolda hem hastamızın hem de ailenin yanındayız.

DİĞER PSİKOTİK BOZUKLUKLAR

Gerçeklikten Kopuşun Diğer Yüzleri: Şizoaffektif ve Sanrısal Bozukluklar

“Psikoz Sadece Şizofreni Değildir”

Gerçeklik algısının bozulması (psikoz), sadece Şizofreni hastalığına özgü değildir. Bazen şiddetli bir duygudurum bozukluğu, bazen ani bir travma, bazen de sadece “takıntılı bir inanç” psikotik bir tablo yaratabilir.

Tanının doğru konulması, tedavinin başarısı için hayati önem taşır. Çünkü her psikotik bozukluğun seyri ve tedavisi farklıdır.

Klinik Tablolar

İşte kliniğimizde tanı ve tedavisini yürüttüğümüz diğer önemli tablolar:
Hastalıkların her birinin ayrı bir tedavi rotası, ilacı ve yöntemi vardır. Şizofreni dışı psikotik bozukluklar, özellikle erken müdahale edildiğinde yüz güldürücü sonuçlar verebilir.

1. Şizoaffektif Bozukluk (Melez Tablo)

Bu hastalık, psikiyatrinin “iki büyük” tablosunun karışımıdır: Şizofreni + Duygudurum Bozukluğu (Bipolar veya Depresyon).
Belirtiler: Kişi hem şizofrenideki gibi sesler duyup, gerçek dışı inanışlara kapılabilir; hem de Bipolar bozukluktaki gibi aşırı coşku (mani) veya derin çöküş (depresyon) dönemleri yaşar.
Neden Önemli? Sadece şizofreni ilacı vermek yetmez, mutlaka duygudurum dengeleyiciler de eklenmelidir. Bu ince ayarı ancak deneyimli bir Psikiyatrist yapabilir.

2. Sanrısal Bozukluk (Paranoya)

Şizofreniden en büyük farkı şudur: Bu hastalarda halüsinasyon (ses duyma/görüntü görme) yoktur. Kişinin zekası ve günlük işlevselliği genellikle korunmuştur. Tek sorun, değiştirilemeyen, sarsılmaz bir “yanlış inanç” (sanrı) sistemidir.
Erotomani: “Ünlü biri bana aşık, bana gizli mesajlar yolluyor.”
Kıskançlık (Othello Sendromu): Kanıt olmamasına rağmen eşinin kendisini aldattığına kesin olarak inanma.
Takip Edilme: “Birileri benim peşimde, bana komplo kuruluyor.”
Bu kişiler genellikle “Ben hasta değilim, siz körsünüz” diyerek tedaviye direnç gösterirler.

3. Kısa Psikotik Bozukluk (Halk Arasında: Cinnet / Sinir Krizi)

Genellikle ağır bir stres faktörü (iflas, kayıp, travma) sonrası aniden başlar.
Belirtiler: Kişi bir anda gerçeklikten kopar, saçma konuşmalar, donup kalmalar veya aşırı taşkınlıklar görülür.
Süre: Tablo 1 günden uzun, 1 aydan kısa sürer.
İyi Haber: Şizofreninin aksine, doğru müdahale ile tam iyileşme (sekelsiz düzelme) mümkündür ve kişi eski haline tamamen döner.

4. Şizofreniform Bozukluk

Şizofreni belirtilerinin birebir aynısıdır, ancak süresi farklıdır.
• Belirtiler 1 aydan uzun, 6 aydan kısa sürer.
• Eğer 6 ayı geçerse tanı Şizofreni’ye döner. Bu yüzden bu dönem, hastalığın kronikleşmesini önlemek için “altın fırsat” dönemidir.

5. Lohusalık (Postpartum) Psikozu

Doğumdan sonraki ilk haftalarda görülen, annenin ve bebeğin hayatını tehdit eden acil bir durumdur.
Belirtiler: Annenin bebeğe zarar vereceği korkusu, bebeğin şeytan olduğunu düşünme, gaipten emirler alma.
Önemli: Bu bir “annelik beceriksizliği” değil, hormonal fırtınanın beyinde yarattığı geçici bir krizdir. Acil yatış ve ilaç tedavisi gerektirir.

Tıbbi Bir Dedektiflik Gerektirir

Her “gerçek dışı” düşünce psikiyatrik hastalık değildir. Beyin tümörü, tiroid bozuklukları, vitamin eksiklikleri veya kullanılan bazı ilaçlar da psikoza neden olabilir.
Bu yüzden Kadıköy Moda Psikoterapi Merkezi’nde;
1. Önce bir Tıp Doktoru olarak organik (bedensel) nedenleri dışlarız.
2. Ardından doğru psikiyatrik tanıyı koyarız.
3. İlaç tedavisi ve destekleyici terapilerle hastamızın gerçekliğe dönmesini sağlarız.