📱 Hemen Randevu Alın
Bedensel ve Diğer Bozukluklar | Kadıköy Psikoterapi Merkezi Bedensel ve Diğer Bozukluklar | Kadıköy Psikoterapi Merkezi
UZMANLIK ALANLARIMIZ

BEDENSEL VE DİĞER BOZUKLUKLAR

Ruhun Sesi Kısıldığında Beden Konuşur

YEME BOZUKLUKLARI VE DUYGUSAL YEME

Yemekle ve Bedeninizle Barışmak: Yeme Bozuklukları Tedavisi

“Aç Olan Karnınız mı, Ruhunuz mu?”

Yemek yemek, sadece biyolojik bir ihtiyaç giderme eylemi değildir. Bazen üzüntümüzü bastırmak, bazen boşluğumuzu doldurmak, bazen de kontrol edebildiğimiz tek alan olduğu için yemeğe (veya yememeye) sığınırız.

Eğer gününüzün büyük bir kısmı “Ne yiyeceğim?”, “Ne kadar kalori aldım?”, “Çok yedim, şimdi ne yapacağım?” düşünceleriyle geçiyorsa; aynaya baktığınızda gördüğünüz beden ile gerçekteki bedeniniz arasında uçurum varsa, profesyonel bir desteğe ihtiyacınız olabilir.

Bir Diyet Sorunu Değil, Psikiyatrik Bir Tablo

Yeme bozuklukları (Anoreksiya, Bulimiya, Tıkanırcasına Yeme); bir irade zayıflığı veya “boğazını tutamama” durumu değildir. Bunlar, kökeninde kaygı, özgüven sorunları, mükemmeliyetçilik veya travmaların yattığı ciddi psikiyatrik hastalıklardır.
Bu yüzden çözüm “yeni bir diyet listesi” değil, ruhsal dünyanızdaki düğümleri çözmektir.

Sık Görülen Yeme Bozuklukları

1. Tıkanırcasına Yeme (Duygusal Yeme)

Kişinin fiziksel olarak aç olmadığı halde, kısa sürede kontrolünü kaybederek aşırı miktarda yemek yemesidir.
* Döngü: Genellikle stres, üzüntü veya öfke anında başlar. Yeme sırasında geçici bir rahatlama olur, ancak sonrasında yoğun bir pişmanlık, utanç ve suçluluk duyulur. Kişi kusma veya aşırı spor gibi telafi davranışlarına girmez, bu da genellikle kilo alımıyla sonuçlanır.

2. Bulimiya Nervoza

Aşırı yeme ataklarını, kilo alma korkusuyla yapılan “telafi” davranışlarının takip etmesidir.
* Kişi atak halinde tıkanırcasına yer ve sonrasında bu kaloriden kurtulmak için kendini kusturur, laksatif (ishal yapıcı) ilaçlar kullanır veya aşırı egzersiz yapar. Bu döngü, hem mide-yemek borusu sistemine hem de kalp ritmine ciddi zararlar verir.

3. Anoreksiya Nervoza

Kişinin beden algısının bozulması (kendini aşırı kilolu görmesi) ve kilo almaktan ölümüne korkmasıdır.
* Tehlikeli boyutta zayıflığa rağmen yemek yemeyi reddetme, sürekli tartılma ve kalorilerle obsesif bir uğraş söz konusudur. Tüm psikiyatrik hastalıklar içinde hayati riski en yüksek olan tablodur.

Neden Bir Psikiyatriste Başvurmalısınız?

Yeme bozuklukları, bedeni de hasta eden ruhsal sorunlardır. Hormonal dengesizlikler, kalp ritim bozuklukları, adet düzensizlikleri veya elektrolit kayıpları görülebilir. Kadıköy Psikoterapi Merkezi’nde kurucumuzun Tıp Doktoru (Psikiyatrist) olması en kritik güvencenizdir.
* Tıbbi Takip: Bedeninizin güvenliği için fiziksel sağlığınız takip edilir.
* İlaç Tedavisi: Yeme bozukluğuna eşlik eden depresyon, anksiyete veya dürtü kontrol sorunlarını yönetmek için gerektiğinde ilaç tedavileri düzenlenir.

Tedavi Yaklaşımımız: Bedeni Değil, Duyguları Doyurmak

Tedavide amacımız size “zayıflamayı” veya “kilo almayı” öğretmek değil; yemekle kurduğunuz ilişkiyi onarmaktır.
* Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): “Ya hep ya hiç” şeklindeki düşünce kalıplarını değiştirmek.
* Şema Terapi: Yeme davranışının kökenindeki “Duygusal Yoksunluk”, “Kusurluluk” veya “Yüksek Standartlar” gibi şemaları bulup iyileştirmek.
* Duygu Düzenleme: Stresle baş etmek için yemeğe sığınmak yerine, daha sağlıklı baş etme mekanizmaları geliştirmek.
Yemek, hayatın merkezinden çıkıp sadece bir “beslenme” aracı haline geldiğinde, hem ruhunuz hem bedeniniz özgürleşecektir.

TANIYA UYMAYAN AMA HAYATI ZORLAŞTIRAN DURUMLAR

“Tam anoreksiya değilim, tam bulimiya da değilim, o zaman hasta değilim” yanılgısına düşmek çok kolay. Oysa en yaygın ve en az tedavi edilen grup budur. “Bir Kalıba Sığmıyor Olmanız, Sorun Yaşamadığınız Anlamına Gelmez.”

1. Atipik Anoreksiya Nervoza

Anoreksiya’nın tüm zihinsel belirtilerini taşırsınız. Ancak kilonuz “normal” veya “normalin üzerinde” olabilir.
* Tehlike: Kilonuz çok düşük olmadığı için çevreniz veya doktorlar durumu fark etmeyebilir, hatta “Ne güzel diyet yapıyorsun” diyebilir. Oysa bedeniniz ve zihniniz ciddi bir açlık stresi altındadır.

2. Çıkartma Bozukluğu (Purging Disorder)

Tıkanırcasına yeme atağı (binge) olmadan, sadece “kilo almamak için” yediklerini çıkarma davranışıdır.
* Kişi normal bir porsiyon yemek yer ama bunu bile “fazla” görüp kusma veya ilaç kullanımıyla vücuttan atmaya çalışır.

3. Gece Yeme Sendromu

Gündüzleri iştahsızlık veya çok az yeme, ancak akşamdan sonra (özellikle gece uykudan uyanıp) aşırı yeme halidir.
* Kişi, gece yemek yemeden uyuyamayacağına inanır veya gece yediğini sabah hatırlamayabilir. Bu durum suçluluk hissine yol açar.

4. Ortoreksiya Nervoza (Sağlıklı Beslenme Takıntısı)

Günümüzün “modern” yeme bozukluğudur.
* Kişi “sağlıklı, organik, temiz” beslenmeye o kadar takıntılıdır ki, sosyal hayatı biter. Dışarıda yemek yiyemez. Sağlıklı olmak isterken, yetersiz beslenme ve sosyal izolasyon nedeniyle ruh sağlığını kaybeder.

Kalıpların Ötesinde Yaklaşım: Tanınızın adının ne olduğu değil, sizin ne hissettiğiniz önemlidir. Kadıköy Psikoterapi Merkezi’nde; sizi bir tanı kutusuna sıkıştırmadan kişiye özel bir tedavi planı sunuyoruz.

UYKU BOZUKLUKLARI (İNSOMNİA)

Geceler Kâbusa Dönmesin: Uykusuzluk ve Tedavisi

“Yatak Sizin İçin Bir Savaş Alanı mı?”

Yatağa girdiğinizde huzur bulmak yerine, “Ya yine uyuyamazsam?” stresiyle geriliyor musunuz? Saatlerce tavana bakmak, koyun saymak, sağa sola dönmek ve sabah çalan alarmın sesiyle hiç dinlenmemiş, dayak yemiş gibi uyanmak…

Eğer uykusuzluk, gündüz enerjinizi, odaklanmanızı ve tahammül seviyenizi düşürüyorsa; yaşadığınız durum basit bir “uyku kaçması” değil, tıbbi tedavi gerektiren Kronik İnsomnia (Uykusuzluk Hastalığı) olabilir.

Bu Bir Hastalık mı?

Haftada 1-2 gece uyuyamamak strese bağlı olabilir. Ancak;
• Haftada en az 3 gece uyuyamıyorsanız,
• Bu durum 3 aydan uzun sürüyorsa,
• Uygun ortam olmasına rağmen uykuya geçemiyor veya uykuyu sürdüremiyorsanız,
Bu bir uyku bozukluğudur ve kendiliğinden geçmez.

Neden Uyuyamıyorum?

Uyku, hassas bir terazidir. Sadece “kafeini azaltmak” yetmeyebilir.
Psikiyatrik Nedenler: Depresyon, Anksiyete (Kaygı) ve Bipolar bozukluğun en erken belirtisi uykusuzluktur.
Öğrenilmiş Uykusuzluk: Beyniniz yatağı “uyunacak yer” olarak değil, “düşünce üretilecek, stresli bir yer” olarak kodlamış olabilir.
Biyolojik Nedenler: Huzursuz bacak sendromu veya uyku apnesi gibi fiziksel sorunlar.

Uykusuzluğun 3 Farklı Yüzü

Herkesin uykusuzluğu aynı değildir. Sizdeki hangisi?

1. Uykuya Dalma Güçlüğü

Yatağa girdikten sonra zihnin susmaması, düşüncelerin hücum etmesi ve saatlerce uyanık kalmak.

2. Uykuyu Sürdürme Güçlüğü

Gece sık sık uyanmak ve tekrar uyuyamamak. Uyku “kesik kesik” ve kalitesizdir.

3. Erken Uyanma

Sabah ezanıyla veya çok erken saatte uyanıp, yorgun olmaya rağmen bir daha uyuyamamak (Genellikle depresyon belirtisidir).

Tedavi: Fabrika Ayarlarına Dönüş

Amacımız sizi sadece “bayıltmak” (ağır ilaçlarla uyutmak) değildir. Hedefimiz, beyninizin doğal uyku ritmini yeniden kurmaktır.
1. Tıbbi Değerlendirme: Önce uykunuzu neyin kaçırdığını buluruz. Altta yatan bir hastalık varsa ona uygun tedavi düzenleriz.
2. İlaç Tedavisi: Gerekli durumlarda, bağımlılık yapmayan modern ilaçlardan destek alırız.
3. Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT-I): Uyaran kontrolü, uyku kısıtlaması ve düşünce düzenleme ile ilaçsız uyumayı öğretir.

UYKU HİJYENİ REHBERİ

Uykuya Hazırlık, Uyumak Kadar Önemlidir. Uyku hijyeni, beyninize “Uyu” komutunu vermeyi kolaylaştıran davranışlar ve çevre düzenlemeleridir.

1. Yatak Odanızı Bir 'Mağaraya' Çevirin

Melatonin sadece karanlıkta ve serinlikte salgılanır. Odanız zifiri karanlık (blackout perde), sessiz (kulak tıkacı veya beyaz gürültü) ve serin (18-21 derece) olmalı.

2. Yatak Sadece İki Şey İçindir

Yatak sadece uyku ve cinsellik içindir. Yatakta TV izlemek veya çalışmak beyninize “Yatak = Stres” kodlar.

3. 'Mavi Işık' Düşmanınızdır

Ekranlardan yayılan mavi ışık beyninize “Güneş doğdu” sinyali gönderir. Uyumadan 1 saat önce ekranları kapatın.

4. Kafein Tuzağı

Öğleden sonra 14:00-15:00’ten sonra kafeini kesin. Zararlı içeçekler sizi hızlı uyutur ama uykunun kalitesini bozar, gece uyanmanıza neden olur.

5. Sirkadiyen Ritmi Kurun (Hafta Sonu Dahil!)

Her sabah aynı saatte kalkmak çok önemlidir. Hafta sonu geç kalkarsanız Pazar gecesi uyuyamazsınız (Jet-lag).

6. 20 Dakika Kuralı (Yatakla Savaşmayın)

20 dakikada uyuyamadıysanız kalkın. Başka odaya geçip loş ışıkta kitap okuyun, uykunuz gelince yatağa dönün.

7. Gündüz Uykusuna Dikkat

Gündüz “şekerleme” yaparsanız geceki uyku iştahınızı kapatırsınız.

Ne Zaman Doktora Başvurmalı? Bu kuralları 3-4 hafta uygulamanıza rağmen uyku sorunu ve gün içi işlevsellik kaybı devam ediyorsa, altta yatan tıbbi bir durum (Depresyon, Apne vb.) olabilir.

PSİKOSOMATİK BOZUKLUKLAR (BEDENSELLEŞTİRME)

Ruhun Sesi Kısıldığında Beden Konuşur

“Tahliller Temiz Ama Ben Acı Çekiyorum”

Bu hastalar genellikle Dahiliye, Nöroloji, Kardiyoloji ve Fizik Tedavi polikliniklerini aşındırmış, torbalar dolusu tahlil yaptırmış ama “Bir şeyin yok, strese bağlı” denilerek evine gönderilmiş, çaresiz ve öfkeli hastalardır.

Başınız, boynunuz veya mideniz ağrıyor. Kalbiniz sıkışıyor, nefes alamıyorsunuz veya cildinizde sebepsiz döküntüler çıkıyor. Doktor doktor gezdiniz, MR’lar çekildi, endoskopiler yapıldı. Sonuç hep aynı: “Fiziksel bir şeyiniz yok, her şey temiz.”
Öncelikle şunu netleştirelim: Hissettiğiniz ağrı ve acı %100 GERÇEKTİR. Bu bir rol yapma çabası değildir.

Beden Neden Ağrır? (Düdüklü Tencere Etkisi)

Zihin ve beden birbirinden ayrılamaz bir bütündür. İnsan ruhu; ifade edilemeyen öfkeyi, tutulamayan yası, söylenemeyen hayırı veya bastırılan travmayı bir yere kadar taşır. “Düdüklü tencere” misali, içerideki basınç çok arttığında ve dışarı çıkacak bir yol bulamadığında; buhar başka yerden kaçar: Bedeninizden.
• Yutkunamadığınız bir öfke, boğazda düğümlenme hissi (Globus) olur.
• Taşıyamadığınız yükler, geçmeyen sırt ve omuz ağrıları (Fibromiyalji) olur.
• Hazmedemediğiniz olaylar, mide ağrısı ve gastrit olur.

Sık Görülen 'Maskeli' Belirtiler

Bu hastalık binbir kılığa girebilir. Kliniğimizde en sık karşılaştığımız tablolar şunlardır:

1. Fibromiyalji ve Kronik Ağrılar

Tıbbi bir neden bulunamayan yaygın kas, eklem ve yumuşak doku ağrıları. Sabahları dayak yemiş gibi yorgun uyanma.

2. Mide-Bağırsak Sorunları

Huzursuz Bağırsak Sendromu (IBS), sürekli şişkinlik, gaz, kabızlık-ishal atakları. “Mideme kramp girdi” cümlesinin tıbbi karşılığıdır.

3. Kardiyovasküler Benzeri Belirtiler

Kalp krizi geçiriyormuş gibi göğüs ağrısı, çarpıntı (Panik bozuklukla sıkça karışır).

4. Nörolojik Benzeri Belirtiler

Psikojenik (yalancı) bayılmalar, baş dönmesi, denge kaybı, vücudun bir yerinde uyuşma veya karıncalanma.

5. Cilt Sorunları

Stres anında artan egzamalar, sedef atakları, sebepsiz kaşıntılar (Psikodermatoloji).

Neden Bir Psikiyatriste Gelmelisiniz?

“Ağrım var diyorum, neden psikiyatriye geleyim?” diye düşünebilirsiniz. Çünkü ağrıyı hisseden yer kolunuz veya mideniz olsa da; ağrıyı işleyen merkez Beyninizdir. Uzun süreli stres ve depresyon, beyindeki ağrı kesici kimyasalların tükenmesine neden olur. Bu da vücudunuzun “ağrı eşiğini” düşürür.

Kadıköy Moda Psikoterapi Merkezi'nde Tedavi Yaklaşımı

Bu tedavideki en büyük gücümüz, Kurucumuz Uzm. Dr. Elvan Çiçekçi’nin bir Tıp Doktoru olmasıdır.
1. Tıbbi Dışlama: Önce şikayetlerinizin altında yatan gizli bir fiziksel hastalık olmadığından emin oluruz.
2. İlaç Tedavisi (Ağrı Eşiğini Yükseltmek): Beyin kimyasını düzenleyen özel ilaçlarla hem ruhsal gerginliği alırız hem de düşmüş olan ağrı eşiğinizi yükseltiriz. Bedeninizdeki “yangın alarmı” susar.
3. Psikoterapi (Kök Nedeni Çözmek): “Bedeniniz size ne anlatmaya çalışıyor?” BDT ve EMDR gibi yöntemlerle; bedene sıkışmış o duyguyu işleyerek, ruhsal yükü boşaltırız.

DİSOSİYATİF BOZUKLUKLAR (KOPUŞ HASTALIKLARI)

Zihin ve Beden Arasındaki Bağ Koptuğunda

“Sanki Hayatı Bir Camın Arkasından İzliyorum”

Bazen aynaya baktığınızda yüzünüz size yabancı geliyor mu?
Yürürken bacaklarınızın size ait olmadığını, sanki bir kuklayı yönettiğinizi hissediyor musunuz?
Ya da günün belli saatlerini, nasıl geldiğinizi veya ne yaptığınızı hiç hatırlamadığınız oluyor mu?

Bu deneyimler sizi “aklımı kaçırıyorum” korkusuna sürükleyebilir. Ancak korkmayın, delirmiyorsunuz. Yaşadığınız şey, ruhsal bütünlüğün geçici veya süreli olarak kesintiye uğraması, yani Disosiyasyon (Kopuş) durumudur.

Neden Olur? 'Acil Durum Şalteri'

Disosiyasyon, aslında beynin çok akıllıca geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır. Kişi (genellikle çocukluk çağında) baş edemeyeceği kadar ağır bir travma, ihmal veya acıyla karşılaştığında; beyin bu acıyı hissetmemek için “şalteri indirir”. Yetişkinlikte ise bu mekanizma otomatikleşir ve stres anında kişi istem dışı olarak gerçeklikten kopmaya başlar.

Disosiyatif Bozukluk Türleri

Kliniğimizde en sık karşılaştığımız üç temel tablo şunlardır:

1. Depersonalizasyon ve Derealizasyon (Yabancılaşma)

Kişi çıldıracağını düşünür ama gerçeklik testi bozulmamıştır.
Depersonalizasyon: “Ellerim bana ait değil gibi”, “Duygularım alındı, robot gibiyim.”
Derealizasyon: “Dünya yapay, iki boyutlu veya kartondan yapılmış gibi”, “Zaman algım bozuldu.”

2. Disosiyatif Amnezi (Psikolojik Unutkanlık)

Kişi hayatının travmatik veya stresli belli dönemlerini tamamen siler. Beyin o anıları “tehlikeli dosya” olarak işaretler ve erişimi kapatır.
Disosiyatif Füg: Nadiren de olsa kişi kim olduğunu unutup, evden ayrılıp başka bir yere gidebilir.

3. Disosiyatif Kimlik Bozukluğu (Çoklu Kişilik)

Travmanın en uç savunma biçimidir. Kişinin zihni, dayanılmaz acıyı tek bir kimlikle taşıyamadığı için “parçalara” bölünür. Kişinin içinde farklı “alter” kimlikler oluşur. Bu bir cin çarpması değil, parçalanmış zihnin hayatta kalma çabasıdır.

Tedavi: Parçaları Bütünleştirmek

İlaçlar yardımcı olsa da, asıl tedavi psikoterapidir.
1. Güvenlik ve İstikrar: Kriz anlarında nasıl yere basacağınızı (topraklanma) öğrenirsiniz.
2. Travma Çalışması: Şalterin inmesine sebep olan orijinal olayı çalışırız.
3. Entegrasyon: “Yabancı” hissettiğiniz parçaları yok etmek değil; onları kabul edip ana kimliğinizle bütünleştirmektir.