(BEDEN DİSMORFİK BOZUKLUĞU)
Beden Dismorfik Bozukluğuna değinelim. Etraftakiler “gayet normal” desin, hatta güzel bulsun; siz aynaya her baktığınızda tek bir kusuru görüyorsunuz ve o kusur zihninizden bir türlü çıkmıyor.
Sabahları evden çıkmadan önce uzun bir hazırlık ritüeli, sürekli aynaya veya cam yüzeylere bakma, ya da tam tersi aynalardan tamamen kaçınma… Fotoğraflarda kendinizi görmeye tahammül edemiyor, bazı açılardan çekinmeye başlıyorsunuz.
“Herkes bu kusuruma bakıyor” düşüncesiyle sosyal ortamlardan uzaklaşıyor, hatta bazı günler evden çıkmak bile zorlaşıyor olabilir.
Eğer görünümünüzle ilgili kaygı, günlük hayatınızı, ilişkilerinizi veya işinizi ciddi şekilde etkiliyorsa, yaşadığınız durum sıradan bir “görünüm kaygısı” değil, tıbbi tedavi gerektiren Beden Dismorfik Bozukluk olabilir.
Hemen herkesin görünümüyle ilgili zaman zaman memnun olmadığı yönler vardır. Ancak Beden Dismorfik Bozukluk’ta, gerçekte var olmayan ya da çok hafif olan bir kusur, zihinde abartılı ve ısrarcı bir şekilde büyür.
Bu bir “kibir” veya “kendini beğenmişlik” değildir. Beyin, aynadaki görüntüyü işlerken gerçek dışı bir çarpıtma yaşar ve kişi, başkalarının fark bile etmediği bir detaya saatlerce takılı kalabilir. Bu döngü, kişinin kontrolünde değildir; tedavi edilebilir bir durumdur.
Danışanlarımızın çoğu, yaşadıklarının “normal” olup olmadığını sorguluyor. Aradaki temel fark, kaygının yoğunluğu ve hayata etkisidir:
Yoğunluk: Ara sıra, geçici
Zaman: Günde birkaç dakikayı geçmez
Etki: Günlük yaşamı ciddi şekilde bozmaz
Kaçınma: Belirgin bir kaçınma davranışı yok
Bakış açısı: Başkalarının farkı önemsenmez
Yoğunluk: Sürekli, saplantılı
Zaman: Günün önemli bir bölümünü kaplar
Etki: İş, okul, ilişkiler ciddi şekilde etkilenir
Kaçınma: Sosyal ortamlardan, fotoğraflardan kaçınma
Bakış açısı: “Herkes bakıyor” hissi baskındır
Beden Dismorfik Bozukluk, farklı şekillerde kendini gösterebilir. Sık görülen belirtiler şunlardır:
Zihinsel: Görünümdeki bir veya birkaç detaya dair ısrarlı, tekrarlayan düşünceler.
Davranışsal: Sık sık kontrol etme (ayna, yansıma, dokunma) veya tam tersi kontrolden kaçınma.
Karşılaştırma: Kendini sürekli başkalarıyla kıyaslama ihtiyacı.
Kamufle Etme: Kıyafet, makyaj, aksesuar veya pozisyon değiştirerek “kusuru” gizleme çabası.
Duygusal: Yoğun utanç, kaygı, değersizlik hissi.
Beden Dismorfik Bozukluğu asıl besleyen şey, “fark edilme” korkusuyla yapılan kaçınmalardır.
Fotoğraf çektirmekten veya kameraya bakmaktan kaçınmak.
Belirli ışıklandırma, açı veya ortamlardan uzak durmak.
Sosyal davetleri, buluşmaları reddetmek.
Belirli kıyafetler dışında hiçbir şey giyememek.
Bu davranışlar kısa vadede rahatlatır gibi görünse de, uzun vadede kaygıyı pekiştirir ve yaşam alanını daraltır.
Danışanlarımızın bir kısmı aynadan hiç uzaklaşamazken, bir kısmı da tam tersine evdeki tüm yansıtıcı yüzeylerden kaçınıyor. Her iki uç davranış da, aynı temel kaygının farklı görünümleridir. Bu örüntü, kişinin “titiz” veya “kendine düşkün” olmasından değil, beynin görsel bilgiyi çarpıtarak işlemesinden kaynaklanır.
Kadıköy Psikoterapi Merkezi’nde Beden Dismorfik Bozukluk tedavisinde hedefimiz; sizi “kusursuz” bir görünüme ulaştırmak değil, zihninizin görünümünüzle kurduğu çarpık ve yorucu ilişkiyi onarmaktır.
Bir psikiyatrist olarak önceliğimiz, kapsamlı bir değerlendirme yapmaktır. Beden Dismorfik Bozukluk, beyindeki bazı sinir sistemi işlevleriyle ilişkilidir. Gerekli görüldüğünde önerilen ilaç tedavileri, saplantılı düşüncelerin şiddetini ve sıklığını azaltmaya yardımcı olur.
İlaç biyolojik zemini desteklerken, terapi düşünce ve davranış örüntülerini değiştirmeyi hedefler.
* Bilişsel Boyut: Görünümle ilgili çarpıtılmış ve abartılı düşünceleri fark etmeyi ve daha dengeli bir bakış açısı geliştirmeyi öğrenirsiniz.
* Davranışsal Boyut: Kontrol etme veya kaçınma davranışlarını kademeli olarak azaltarak, kaygıyla farklı bir şekilde baş etmeyi deneyimlersiniz.
Bedeninizle ilişkinizi yalnızca “kusur odaklı” değil, bütüncül bir şekilde yeniden kurmanıza destek olan farkındalık temelli çalışmalar uygularız.
Hayır. Bu, tedavi edilebilir bir ruh sağlığı durumudur; kişinin karakteriyle veya “kendini beğenmesiyle” ilgili bir seçim değildir.
Genellikle hayır. Kusur algısı zihinsel bir çarpıtmadan kaynaklandığı için, fiziksel bir değişiklik sonrası kaygı çoğunlukla aynı veya farklı bir bölgeye kayarak devam eder. Bu nedenle önce ruh sağlığı değerlendirmesi önemlidir.
Hafif düzeydeki kaygılar zamanla azalabilir, ancak yoğun ve işlevi bozan belirtiler tedavi edilmezse genellikle sürer veya şiddetlenir.
Her danışanın süreci farklıdır, ancak doğru tedaviyle çoğu kişi zamanla belirgin bir rahatlama yaşar.
Kadıköy Psikoterapi Merkezi olarak Caferağa Mühürdar Caddesi’ndeki kliniğimizde Beden Dismorfik Bozukluk tedavisini hem yüz yüze hem de online olarak sunuyoruz. Türkiye’nin her yerinden ve yurt dışından danışanlarımız, güvenli video görüşme platformu üzerinden bize ulaşabiliyor.