📱 Hemen Randevu Alın
UZMANLIK ALANLARIMIZ

KİŞİLİK VE İLİŞKİLER

Karakteriniz Kaderiniz Değildir: Kişilik Örüntüleri

KİŞİLİK BOZUKLUKLARI VE KİŞİLİK ÖRGÜTLENMELERİ

'Ben Hep Böyleydim' mi Diyorsunuz?

Aynı Senaryolar Tekrar Mı Ediyor?

Hayatınızda sürekli aynı sorunlar, farklı kişilerle ama aynı senaryolarla tekrar mı ediyor?
İlişkileriniz hep aynı noktada tıkanıyor, iş hayatınızda benzer krizler yaşıyor ve içinizden “İnsanlar beni anlamıyor” veya “Benim yapım böyle, değişemem” diyor musunuz?

Belki de yaşadığınız sorunlar sadece “şanssızlık” veya “kötü insanlar” ile ilgili değildir. Dünyayı algılama, olayları yorumlama ve ilişki kurma biçiminizde, size acı veren katılaşmış kalıplar olabilir. Psikiyatride buna Kişilik Bozukluğu (veya daha yumuşak bir tabirle Kişilik Örüntüsü) diyoruz.

Bu Bir 'Karakter Bozukluğu' Değildir

Kişilik bozukluğu, sizin “kötü biri” olduğunuz anlamına gelmez.
Çocukluk ve ergenlik döneminde, o günkü zorlu şartlarda hayatta kalmak için geliştirdiğiniz savunma mekanizmalarının; bugün yetişkin hayatınızda işlevini yitirmesi ve size zarar vermeye başlamasıdır.

'Değişmem' Demeyin, Dönüşebilirsiniz

Kişilik bozuklukları ilaçla (antibiyotik alır gibi) geçmez; çünkü bu bir mikrop değildir. Ancak Psikoterapi ile o katı kalıpları esnetmek mümkündür. Kadıköy Psikoterapi Merkezi’nde;
Şema Terapi: Çocukluktan gelen o “Terk Edilme”, “Kusurluluk”, “Boyun Eğicilik” şemalarını bulup iyileştirir.
Diyalektik Davranış Terapisi (DDT): Özellikle Borderline yapıda duygu düzenlemeyi öğretir.
Psikodinamik Terapi: Davranışların kökenindeki bilinçdışı süreçleri çalışır.
Yıllardır giydiğiniz o “zırh” artık size ağır geliyorsa, onu çıkarıp daha hafif ve özgür bir “ben” inşa etmek için yanınızdayız.

Kişilik Bozukluğu Grupları (A, B, C)

A Grubu: “Tuhaf ve Sıradışı”

Bu gruptaki kişiler genellikle içe dönük, kuşkucu veya toplumdan kopuk olarak tanımlanır.
1. Paranoid Kişilik Bozukluğu: “Kimseye güvenilmez.” Eşinin sadakatinden, iş arkadaşının samimiyetinden sürekli şüphe ederler. Kin tutabilirler.
2. Şizoid Kişilik Bozukluğu: “Yalnızlık en güvenlisi.” Sosyal ilişki kurmak istemezler, duygularını göstermezler.
3. Şizotipal Kişilik Bozukluğu: “Altıncı hissim kuvvetli.” Batıl inançlar, büyüsel düşüncelere ilgilidirler.

B Grubu: “Dramatik ve Dürtüsel”

Duyguların çok yoğun ve dalgalı yaşandığı, çatışmanın eksik olmadığı gruptur.
4. Borderline (Sınırda): Duygu fırtınası, boşluk hissi ve dürtüsellik yaşarlar.
5. Narsistik: Dışarıdan özgüvenli görünseler de içlerinde kırılgan bir yapı vardır, empati yoksundurlar.
6. Histrionik: “İlgi odağı değilsem yokum.” Aşırı duygusallık ve dramatize etme.
7. Antisosyal: Kuralları ve başkalarının haklarını yok sayma, pişmanlık duymama.

C Grubu: “Kaygılı ve Korkulu”

Bu grup genellikle anksiyete hastalarıyla karışır.
8. Çekingen (Kaçıngan): “Ya rezil olursam?” Reddedilme korkusu o kadar büyüktür ki, kendilerini izole ederler.
9. Bağımlı: “Ben tek başıma yapamam.” Karar alırken sürekli başkalarının onayına ihtiyaç duyarlar.
10. Obsesif-Kompulsif (OKKB): Takıntı değil, mükemmeliyetçilik ve kontrol vardır. Esnek olamazlar, işkolik olabilirler.

BORDERLINE (SINIRDA) KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Duyguların Hız Treninde Yaşamak

“Deriniz Yokmuş Gibi Hissetmek”

Hayatı uçlarda mı yaşıyorsunuz? Birini göklere çıkaracak kadar çok severken, tek bir yanlış kelimesiyle onu yerin dibine sokacak kadar nefret edebiliyor musunuz? İçinizde tarif edemediğiniz, dolmayan kocaman bir “boşluk” var mı?
Öfkeniz, sevinciniz ve acınız o kadar şiddetli ki, sanki “duygusal bir deriniz yokmuş” gibi her dokunuş canınızı mı yakıyor?

Bu hastalar genellikle “manipülatif” veya “ilgi budalası” olarak etiketlenip dışlanırlar. Oysa yaşadıkları şey, tarif edilemez bir “duygusal yanık” acısıdır.

'Zor İnsan' Değil, 'Acı Çeken İnsan'

Toplumda Borderline bireyler genellikle “dengesiz” veya “yorucu” olarak etiketlenir. İçeride ise kişi, terk edilme korkusu ile yutulma korkusu arasında sıkışıp kalmış, yoğun bir acı çeken, yaralı bir çocuk gibidir. Borderline, bir karakter kusuru değil; duygu düzenleme sisteminin bozulduğu nörobiyolojik ve gelişimsel bir tablodur.

Borderline'ın 5 Temel Belirtisi (Kaosun Anatomisi)

Tanı koymak için aşağıdaki belirtilerin birçoğunun ergenlikten itibaren süregelmesi gerekir:

1. Terk Edilme Dehşeti

Gerçek veya hayali bir terk edilme ihtimali bile kişide panik yaratır. Bunu engellemek için yalvarabilir, tehdit edebilir veya tam tersi “O beni bırakmadan ben onu terk edeyim” diyerek ilişkiyi bitirebilir.

2. İdealizasyon ve Devalüasyon (Siyah-Beyaz)

İlişkileri “Siyah-Beyaz”dır. Gri alan yoktur. Pazartesi: “Sen dünyanın en mükemmelisin.” Salı: “Sen tanıdığım en berbat insansın, beni hiç anlamadın.”

3. Kimlik Karmaşası (Ben Kimim?)

Kişinin hedefleri, değerleri, cinsel yönelimi sürekli değişir. “Bukalemun” gibi girdiği ortama göre şekil alabilir çünkü kendi çekirdek benliği zayıftır.

4. Dürtüsellik ve Kendine Zarar Verme

İçsel acıyı dindirmek için anlık hazlara yönelme (hızlı araba, riskli cinsellik, aşırı para harcama). Kendine zarar verme (jilet atma) genellikle ölmek için değil, ruhsal acıyı fiziksel acıya çevirip rahatlamak için yapılır.

5. Duygusal Dalgalanma (Bipolar Değildir!)

Bipolar bozuklukta mod değişimleri haftalar sürer. Borderline’da ise saatler veya dakikalar içinde değişir. Sabah çok mutluyken, öğlen öfke krizine girip, akşam derin bir depresyona gömülebilirler.

Neden Olur?

Borderline, genetik olarak “duygusal hassasiyeti yüksek” bir çocuğun; duygularının yok sayıldığı, ihmal edildiği veya travmatize edildiği (geçersizleyen) bir çevrede büyümesiyle oluşur.

Tedavi: Kaostan Dengeye

Borderline, psikiyatrinin tedavisi en zor ama doğru yaklaşımla en çok iyileşen bozukluklarından biridir.
1. Tıbbi (İlaç) Tedavi: Eşlik eden depresyonu, öfke patlamalarını kontrol altına almak için ilaçlardan faydalanırız.
2. Şema Terapi: İçinizdeki o “Terk Edilmiş, Yalnız Çocuğu” bulur, ona ihtiyacı olan ebeveynliği yaparız.
3. Diyalektik Davranış Terapisi (DBT): Öfke geldiğinde kendine zarar vermeden sakinleşme ve acıya dayanma becerileri öğretilir.

Son Söz: Fırtına Dinebilir. Hayatınızı sürekli bir kriz yönetimi şeklinde yaşamak zorunda değilsiniz. Sizi “zor biri” olarak değil, “anlaşılmayı bekleyen biri” olarak görüyor ve bu yolculukta yanınızda duruyoruz.

NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Dev Aynasındaki Kırılganlık

Özgüven mi, Yoksa Savunma mı?

Dışarıdan bakıldığında son derece kendinden emin, karizmatik, başarılı ve etkileyici görünen biri…
Ancak bu parlak vitrinin arkasında; en ufak bir eleştiride yerle bir olan, sürekli onaylanmaya muhtaç ve derinlerde “değersizlik” korkusuyla savaşan bir çocuk olabilir mi?

Yaygın inanışın aksine, Narsistik Kişilik Bozukluğu (NKB), kişinin kendine aşık olması değildir. Aksine; kişinin kendini sevemediği için, dışarıya “kusursuz, ulaşılmaz ve üstün” bir maske takarak kendini koruma çabasıdır. Bu bir “şımarıklık” değil, psikolojik bir savunma mekanizmasıdır.

Narsizmin İki Yüzü

1. Büyüklenmeci (Grandiyöz) Narsizm: En bilinen türdür. Kuralların kendisi için geçerli olmadığına inanır. Beklemek veya “hayır” cevabı onları öfkelendirir. Başkalarının duygularını anlamaz, insanlar onlar için “araç”tır.
2. Gizli (Kırılgan) Narsizm: Dışarıdan utangaç veya mütevazı görünebilirler. “Dünya benim dehamı/iyiliğimi anlamadı” düşüncesi hakimdir. En ufak bir eleştiriyi, büyük bir hakaret olarak algılarlar. Başkalarının başarısını içten içe kıskanırlar.

Narsistik Yaralanma: Neden Tedaviye Gelirler?

Narsistik bireyler genellikle “Benim kişiliğimde sorun var” diye doktora gelmezler. Çünkü onlara göre sorun “onları anlamayan yetersiz insanlarda”dır. Ancak hayatın gerçekleri o “üstünlük maskesine” çarptığında (işten atılma, terk edilme, iflas) “Narsistik Kırılma” yaşarlar. Bu dönemde derin bir depresyon ve boşluk hissi ortaya çıkar. İşte o an, tedavi için bir fırsattır.

Bir İlişkiyi Tüketmek: Narsistik Döngü

Bir narsistle ilişki yaşamak duygusal açıdan yıpratıcıdır.
1. İdealizasyon: İlişkinin başında sizi “bulunmaz hint kumaşı” ilan ederler.
2. Devalüasyon: Sizi elde ettikten sonra değersizleştirir ve aşağılarlar.
3. Atma veya Terk Etme: Sizi duygusal olarak sömürdükten sonra hayatınızdan çıkarlar.

Kadıköy Moda Psikoterapi Merkezi'nde Tedavi Yaklaşımı

Narsistik Kişilik Bozukluğu tedavisi uzun soluklu bir süreçtir. Amaç kişiyi “ezmek” değil, o sahte maskenin altındaki “Gerçek Benliğin” ortaya çıkmasını sağlamaktır.
1. Şema Terapi: Narsistik yapının temelindeki “Duygusal Yoksunluk” ve “Kusurluluk” şemalarına odaklanırız. Kişinin, üstün olmadan da “değerli ve sevilebilir” olduğunu öğrenmesini sağlarız.
2. Psikodinamik Terapi: Kişinin neden başkalarını aşağılama ihtiyacı hissettiğini, bilinçdışı kıskançlık ve utanç duygularını çalışırız.
3. Empati Geliştirme: Başkalarının da duyguları, hakları ve sınırları olduğunu fark etme becerisi üzerine çalışılır.

Son Söz: Maskeyi İndirmek Cesaret İster. Sürekli “en iyi” olmak, sürekli takdir beklemek ve “ya düşersem” korkusuyla yaşamak çok yorucu bir yüktür. O ağır zırhı çıkarıp, insani kusurlarınızla barışarak huzurlu bir hayat sürmek mümkün.

OBSESİF KOMPULSİF KİŞİLİK BOZUKLUĞU (OKKB)

Mükemmelin Peşinde Kaybolmak

“Eğer Ben Yapmazsam, İşler Yürümez”

Hayatınızın her anını planlı, düzenli ve kurallara uygun yaşamak sizin için bir yaşam biçimi mi? Çevrenizdeki insanları sık sık “tembel”, “disiplinsiz” veya “iş bilmez” olarak mı görüyorsunuz? Bir işi başkasına devretmektense, “O yanlış yapar, ben yapayım daha iyi” diyerek tüm yükü omuzlanıyor musunuz?

Eğer detaylar, listeler ve kurallar içinde boğuluyor; esnek olamadığınız için hem kendinizi hem de sevdiklerinizi yoruyorsanız; yaşadığınız durum basit bir titizlik değil, Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu (OKKB) olabilir.

OKB (Takıntı Hastalığı) ile Farkı Nedir?

İsimleri benzese de, OKB ve OKKB tamamen farklı dünyalardır:
OKB (Takıntı Hastalığı): Kişi takıntılarından rahatsızdır. “Bu düşünceler saçma, kurtulmak istiyorum” der. (Ego-distonik).
OKKB (Kişilik Bozukluğu): Kişi tarzından memnundur. Sorunun kendisinde değil, “kurallara uymayan diğer insanlarda” olduğunu düşünür. “Doğrusu bu, herkes böyle olmalı” der. (Ego-sintonik).

Belirtiler: 'Mükemmel'in Bedeli

OKKB’li bireyler genellikle iş hayatında çok başarılıdır ancak özel hayatlarında yalnızlaşırlar.
1. Aşırı Mükemmeliyetçilik: Standartları o kadar yüksektir ki, hiçbir şey “yeterince iyi” değildir.
2. İşkoliklik ve Dinlenememe: Hayat sadece “görevlerden” ibarettir. Eğlenmek “zaman kaybı”dır.
3. Kontrolcülük ve Devredememe: “Bir işin doğru yapılmasını istiyorsan kendin yapmalısın.” Başkalarına güvenmezler (Mikromanajman).
4. Cimrilik ve İstifçilik: Para gelecekteki felaketlere karşı “biriktirilecek” bir şeydir. Eski eşyaları atamazlar.
5. Esnek Olamama (Katılık): “Gri” alanları yoktur. Bir planın değişmesi günlerini mahvedebilir.

Kadıköy Psikoterapi Merkezi'nde Tedavi Yaklaşımı

OKKB tedavisinde amaç, o yüksek standartlarınızı korurken, hayatın tadını çıkarabilen “Esnek” birine dönüşmenizi sağlamaktır.
1. Şema Terapi (Yüksek Standartlar): Terapide, “Mükemmel olmasam da değerliyim” inancını inşa ederiz.
2. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): “Ya hep ya hiç” düşünce tarzını esnetiriz. Zihinsel esneklik kazanılır.
3. İlaç Tedavisi: OKKB’ye sıklıkla eşlik eden Depresyon veya Anksiyete varsa, ilaç tedavileri düzenleriz.

Son Söz: Dünya mükemmel bir yer değil ve siz de her şeyi sırtlanmak zorunda değilsiniz. Kuralların değil, duyguların ön planda olduğu, daha huzurlu bir yaşam mümkün.

BAĞIMLI KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Kendi Hayatının Başrolünde Olamamak

Sabah ne giyeceğinizden akşam ne yiyeceğinize, en basit kararları bile tek başınıza verirken midenize kramplar mı giriyor? Yanınızda sürekli size ne yapacağınızı söyleyen, sizi yönlendiren bir “kurtarıcı” arıyor musunuz? O kişi yanınızda yokken kendinizi “okyanusun ortasında küreksiz kalmış bir sandal” gibi çaresiz hissediyorsanız; yaşadığınız durum Bağımlı Kişilik Bozukluğu olabilir.

Belirtiler: “Hayır” Diyememenin Bedeli
1. Karar Verme Güçlüğü: Başkalarından öğüt almadan karar veremezler.
2. Sorumluluğu Devretme: Hayatlarının en önemli alanlarını başkalarına bırakırlar.
3. Görüş Ayrılığından Kaçınma: Desteklerini kaybetme korkusuyla hep “Evet, haklısın” derler.
4. Kötü Muameleye Katlanma: Sırf yalnız kalmamak için; kendilerini aşağılayan, aldatan partnerlere tahammül ederler.
5. Yalnız Kalamama: Bir ilişki bittiğinde hemen yeni bir “liman” arayışına girerler.

Tedavi Yaklaşımı:
Amacımız “Kendi Ayakları Üzerinde Duran Bir Yetişkin” olmanızı sağlamaktır. Şema Terapi ile “Ben beceremem” şemasını çalışırız. BDT ile Atılganlık Eğitimi ve Özerklik Denemeleri yaparız.

TERK EDİLME VE BAĞLANMA SORUNLARI

'Gitme' Demekten Yorulmak

Bir ilişkiye başladığınızda huzur yerine içinizi bir korku mu kaplıyor? Partneriniz telefonu açmadığında “Beni sevmiyor, beni bırakacak…” korkusu o kadar büyüktür ki; ya partnerinize sımsıkı yapışıp onu boğarsınız ya da “O beni bırakmadan ben onu bırakayım” diyerek kaçarsınız.

Bağlanma Stilleri:
1. Kaygılı Bağlanma (Yapışanlar): “Ben sevilmeye layık değilim.” Sürekli ilgi beklerler, ilişkiyi merkez yaparlar.
2. Kaçıngan Bağlanma (Kaçanlar): “Kimseye güvenmemeliyim.” Yakınlık kurulduğu an duvara toslarsınız. Duyguları göstermezler.
3. Korkulu/Kaçıngan Bağlanma: Hem sevgi isterler hem sevgiden ölesiye korkarlar.

Tedavi: Güvenli Bağlanmayı Öğrenmek
Bağlanma stiliniz kaderiniz değildir. Şema Terapi ile içinizdeki “Terk Edilmiş Çocuğu” büyütürüz. EMDR ile geçmiş terk edilme travmalarını işleriz. İlişki dinamiklerini değiştirerek Güvenli Bağlanmayı öğrenirsiniz.